Yoğun bakımda ECMO arıza yaptı! Hastayı böyle hayatta tuttular

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Yapı İşleri Daire Başkanlığı’nda görevli 3 çocuk babası 41 yaşındaki Ahmet Toptaş, 2 Ağustos’ta koronavirüse yakalandı. Tedavisine önce evde başlanan ardından hastanede devam edilen Toptaş’ın durumu ağırlaşınca Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yoğun Bakım Ünitesine transferi yapıldı. Entübe edildiği halde akciğerlerindeki durumun çok ilerlemiş olması nedeniyle Toptaş, ECMO cihazına bağlandı. Ancak hiç kimsenin beklemediği çok nadir görülen bir durum yaşandı ve cihaz arıza verdi. Durumu ağır olan hastanın yaşamı için hayati önem taşıyan cihazın çalışması durunca, ekip de büyük bir şok yaşadı. O anlar da hastayı hayata bağlamak için devreye Cerrahpaşa’nın kahraman ekibi girdi ve manuel devreye giren cihazı ekip, elle çalıştırmaya devam etti.

Yaklaşık 2 saat boyunda yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren hastayı hayatta tutabilmek için tüm ekip sırasıyla cihazı çevirmeye başladı. Fiziki güç de gerektiren işlemi tüm ekip cihaz manuel moddan çıkana kadar dönüşümlü olarak yapmayı sürdürerek hastanın hayatta kalmasını sağladı. Durumu kritik olan hastayı kaybetmemek için verilen mücadele kameraya da yansıdı. Sürecin ardından cihazdaki sıkıntı giderilirken cihazı bizzat elle çeviren Doç. Dr. Balkanay o anları anlattı. Balkanay, hastanın olumsuz tablosunun üzerine cihazda yaşanan sorunun kendilerini karamsarlığa itse de bugün hastanın durumunun çok iyi olmasının kendileri için çok büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti.

Cihazın arıza vermesi nedeniyle elle çalıştırarak tedaviye devam eden Doç. Dr. Balkanay, “Biz her geçen gün daha genç yaşta hastalarla karşılaşmak zorunda kalıyoruz. Bizim hastamız da 41 yaşında bir erkek hastamızdı, tomografisinde akciğerleri neredeyse bitecek noktaya gelmiş ciddi Covid etkilenmesi söz konusuydu. Başvurusuyla birlikte çok hızlı bir şekilde solunum cihazına bağlanma gerekliliği olsa da oradaki destek de yeterli gelmeyerek ona yapay kalp akciğer makinesi dediğimiz ECMO cihazı desteği vermek durumunda kaldık. Her ne kadar o tomografi bulguları çok olumsuz ve karamsarlık oluşturacak seviyede olsa da bu mücadelemize başladık. Çok nadir de olsa karşılaşabildiğimiz cihazın manuel, elle çalıştırılma gerekliliğinin olduğu bir dönem de oldu. Bu da tüm sağlık ekibini aslında karamsarlığa iten bir süreçteydi. Hastadan çok fazla artık umudumuzu kestiğimiz bir noktaya doğru ilerliyordu. Buna rağmen mücadeleyi kesmedik ekipçe, yaklaşık 2 saatlik bir süreçte bu elle müdahale devam etti. Sonraki süreçte çok hızlı bir toparlama gördük hastada, akciğerleri neredeyse tomografilerini hatırlayan hocaların inanamayacağı düzeyde hızlı bir şekilde iyileşti. Bize tekrar o bildiğimiz gerçeği, mücadelenin son noktaya kadar vazgeçmeden devam edilmesi gerektiğini sonuçta söz konusu olanın bir insan hayatı olduğunu tekrar hatırlatmış oldu ve yüzümüzü güldürdü” dedi.

Tüm ekinin hasta için büyük bir mücadele verdiğini anlatan Doç. Dr. Balkanay, “Çok nadir karşılaştığımız bir durum bu, ECMO cihazıyla başarılı şekilde müdahale edilen hastalarımız var. Bu tarzda elle müdahale gerekliliği olacak ciddiyette olan, bu genç yaşta ve bu kadar kötü akciğeri etkilenmiş hastalarda bu sonucu pek görmemiştik. Tüm ekip üyeleri olarak yeni bir motivasyona kavuştuk diyebilirim. Sonradan öğrendik ki özveriyle müdahale ettiğimiz kişi aslında zaten kendi üniversitemizin hem mezun ettiği hem de istihdam ettiği kendi çalışanımızmış. Özveriyle karamsarlığa kapılmadan mücadeleye devam ettiler. Ciddi yorucu bir iş aslında, fiziksel güç gerektiren dönüşümlü, bütün ekip elemanlarının sırayla yaptığı bir süreç. Kendimizi kötü hissettiğimiz her anda bir durup düşünüp aklımıza hastayı getiriyoruz. O yorgunluğa, o mücadeleye değdi. Hala sayılarla nitelendirilen ama kendi canımızdan insanları kaybettiğimizi hatırlamamız lazım. Aşılama olmazsa olmaz, bizim ihtiyacımız olan destek. Bizde toplumdan bunu bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Hastanın çok olumsuz bir tablodayken çok hızlı bir iyileşme süreci geçirdiğine dikkat çeken Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Yoğun Bakım Ünitesi Sorumlusu Prof. Dr. Oktay Demirkıran, “Bir gece yarısı durumunun daha da ağırlaşması üzerine başka bir hastaneden nakil oldu. İlk 24 saat içinde oksijenlenmesi giderek bozulunca ve diğer yöntemlerle de başa çıkamayınca ekipçe ECMO’ya bağlamak kararı aldık. 6-7 günlük bir ECMO süreci geçirerek hastayı daha sonra ECMO’dan ayırarak hayata bağlamış olduk. Aslında neredeyse kaybedilecek bir hastaydı, akciğerleri tamamen yok olmuştu. Hiçbir zaman hiçbir hastamızdan vazgeçerek başlamayız işe hep bir umutla hareket ederiz. Vazgeçmedik, çabaladık ve başardık. Vermek istediğimiz mesaj bilime inanmaları ve aşı olmaları olacak” dedi.

Zorlu süreçlerin ardından yoğun bakımdan çıkarılan kendisi için büyük mücadele veren tüm ekibe teşekkür ederek Ahmet Toptaş, “Cerrahpaşa Tıp Fakültesi yoğun bakımına yatırmışlar, ECMO cihazına bağlamışlar, ECMO cihazda sorun çıkınca Ozan hocam saatlerce elleriyle makinayı çalıştırarak beni hayatta tutmuş. Yoğun bakım ve kalp damar cerrahisi ekibine teşekkür ederim” diye konuştu.

Kendisi de hekim olan ve kardeşinin durumunun gerçekten çok olumsuz olmasına rağmen doktorların cihazı da manuel çalıştırarak hayata bağladıklarını ifade eden Dr. Yaşar Toptaş, “Ümitsiz gördüğümüz yer yer bizim de ümitsizliğe kapıldığımız bir vakaydı. Çok şükür toparladı, destek cihazlarının hepsinden ayrıldı. Tedavi süreci tamamen bitmiş değil ancak ağır kısmını atlatmış olduk. Biz sonradan öğrendik, özellikle ilk gece hastamızın durumu çok ağırken cihazda bir problem çıkıyor. Arkadaşlarımız o cihazı 2,5 saat boyunca elle çalıştırarak hastamızın hayatta kalmasını sağlıyorlar. Onlara ne kadar teşekkür etsek azdır. İnsanüstü bir gayretle arkadaşlarımız hastaya müdahale ettiler. Bizim de takip ettiğimiz korona hastaları oluyor bu kadar ağırlaşan ve bu kadar hızlı toparlayan bir vaka ben de görmedim” şeklinde konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir