7 Haziran 2026 tarihinde Sircan kentinde yerel yetkililerle bir araya gelen İran Liderler Meclisi üyesi Ahmed Hatemi, İran lideri Mücteba Hamaney’in sağlık durumuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Hatemi, Hamaney’in ABD ve İsrail saldırılarının başlangıcında bacağından yaralandığını ve bu yaralanmanın bacağın kesilmesi ihtimalini doğuracak kadar ciddi olduğunu belirtti. Bu açıklama, İran hükümetinin Hamaney’in savaş sırasında aldığı yaralarla ilgili ilk resmi doğrulaması olarak kaydedildi.
Mücteba Hamaney, mart ayında babası Ali Hamaney’in yerine geçerek İran lideri olmuştu. Ancak o tarihten bu yana kamuoyunda görünmemesi, sağlık durumu hakkında çeşitli spekülasyonları beraberinde getirmişti. Ali Hamaney, 28 Şubat’ta başlayan savaşın ilk gününde hayatını kaybetmişti. Bu durum, Mücteba Hamaney’in sağlık durumu ve ülke yönetimindeki rolü üzerindeki tartışmaları artırdı. Ancak son zamanlarda, arka planda karar alma süreçlerine dahil olduğuna dair bazı işaretler ortaya çıktı.
Cenevre Yüksek Lisans Enstitüsü’nde İran uzmanı olan Farzan Sabet, Mücteba Hamaney’in devlet yönetiminde daha görünür bir rol üstlendiğini ifade etti. Sabet, Hamaney’in ofisinin desteğiyle İran’ın siyasi yönelimini denetlediğini ve özellikle ABD ile yürütülen müzakerelerde etkili olduğunu vurguladı. Ancak güvenlik koşulları ve sağlık sorunları nedeniyle Hamaney’in şu anki siyasi nüfuzunun, babasının sahip olduğu düzeyde olmadığını ekledi. Sabet, “Güvenlik durumu düzelirse ve sağlık sorunları aşılırsa, daha aktif bir rol üstlenmesini bekliyorum” dedi.
Ottawa Üniversitesi’nden siyaset bilimci Thomas Juneau, Mücteba Hamaney’in gerçek etkisinin henüz net olmadığını belirtti. Juneau, mevcut durumda Hamaney’in babasının düzeyinde bir otoriteye sahip olmasının pek olası olmadığını ifade etti. Ancak, Hamaney’in Devrim Muhafızları gibi güçlü aktörlerle yakın ilişkileri bulunduğuna dikkat çekti. Juneau, siyasi gücün fiilen Devrim Muhafızları komutanları ve bazı üst düzey siyasetçiler tarafından oluşturulan gayriresmi bir yapı tarafından kullanıldığını öne sürdü.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise yaptığı açıklamada, ülke lideriyle sürekli bir iletişim halinde olduklarını vurguladı. Arakçi, ABD ile dolaylı müzakerelerin sürdüğünü, ancak henüz bir uzlaşmaya varılmadığını kaydetti. “Hamaney’in talimatları hükümete zamanında ulaşıyor” diyen Arakçi, bazı Amerikalı yetkililerin İranlı müzakerecilerin liderle iletişim kurmakta zorluk yaşadığı yönündeki iddialara dolaylı olarak yanıt vermiş oldu. Bakan ayrıca, siyasi karar alma mekanizmasının Hamaney’in talimatları doğrultusunda hareket ettiğini ve ABD ile görüşmelerin de onun onayıyla gerçekleştiğini belirtti.
Mücteba Hamaney’in kamuoyuna yönelik açıklamaları şu ana kadar yalnızca yazılı mesajlarla sınırlı kaldı. En son olarak, Humeyni’nin ölümünün 37. yılı dolayısıyla düzenlenen anma töreninde okunmak üzere gönderdiği metinde, ABD ve İsrail’e atıfta bulunarak ‘düşmanların kötü niyetlerine karşı koyma’ çağrısı yaptı. İran’da liderlik makamı, siyasi sistemin en güçlü kurumu olarak kabul edilmektedir.